Kategoriler

  • Genel Haberler
    1062
  • Genel Haberler1
    1

ETSO’DAN TOBB’A, ‘ERZURUM RAPORU’…

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, paydaş kurumların yöneticileriyle 19 Aralık 2023’te ETSO’da yapılan ikinci toplantıda elde edilen güncel veriler doğrultusunda hazırlanan raporu TOBB’a sundu. —  Erzurum TSO

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, paydaş kurumların yöneticileriyle 19 Aralık 2023’te ETSO’da yapılan ikinci toplantıda elde edilen güncel veriler doğrultusunda hazırlanan raporu TOBB’a sundu.

Başkan Özakalın’ın, SGK, İŞKUR, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü,  Ticaret İl Müdürlüğü, Milli Eğitim İl Müdürlüğü, TSE, KUDAKA, TKDK, KOSGEB, Vergi Dairesi Başkanlığı, DAİB ve Organize Sanayi Bölgelerinin yöneticileriyle bir araya geldiği 2. ‘Paydaş Kurumlar İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda, 20 Temmuz 2023’te düzenlenen ilk toplantıdaki veriler, sorun ve çözüm önerileri güncellendi.

ETSO yöneticilerinin de yer aldığı toplantı sonunda elde edilen bilgiler ışığında,  “İş Dünyası ve Çalışma Hayatıyla İlgili Ülke Geneli, Bölge ve Erzurum Özelinde Uygulanan Teşvik ve Desteklerle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı rapora son şekli verildi. Raporda; ilgili kurumların iş dünyası ve çalışma hayatını destekleyen, üretim ve istihdam anlamında reel sektörün yükünü hafifletmeye yönelik desteklerinin aksayan yönleri, uygulamada yaşanan sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik çözüm önerileri sıralandı.

ÖZAKALIN, “RAPORUMUZ, SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE KATKI SUNACAK”

ETSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, iş dünyası ve çalışma hayatını ilgilendiren raporun güncel halini daha önce olduğu gibi yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara ulaştırılacağını söyledi. Özakalın, “Odamızın, şehrimizdeki paydaş kurumların kıymetli idarecileriyle gerçekleştirdiği toplantılar neticesinde hazırlanan bu raporlar, sorunlara rasyonel çözümler sunması açısından büyük ilgi ve takdir gördü. Toplantılarımıza katılan her kurumun yöneticisiyle iş dünyası ve çalışma hayatına sağladıkları teşvik ve destekleri istişare ediyor, aksayan yönlerinin çözümü için çareler üretmeye gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

Reel sektörün ayakta kalabilmesi, üretim ve istihdamını sürdürebilmesi açısından sağlanan desteklerin aksatılmadan uygulanması ve  dile getirilen taleplerin karşılanmasının önemine dikkati çeken Başkan Özakalın şu ifadeleri kullandı; “Raporumuzda özellikle, 2023 Eylül ayında açıklanan, ‘2024-2026 Orta Vadeli Program (OVP)’ gereği uygulanacak sıkı para politikası sebebiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının sağlayacağı teşvik ve desteklerin finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde KOBİ’lerimiz için hayati önem taşıdığını ifade ettik. Yaptığımız istişareler sonucu hazırlanan bu raporun, iş dünyamıza ve çalışma hayatımıza pozitif katkılar sunacak düzenlemelerin hayata geçirilmesinde faydalı olacağına inanıyoruz.”

Başkan Özakalın, ETSO’da düzenlenen 2. ‘Paydaş Kurumlar İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na iştirak eden ve katkı sunan; SGK İl Müdürü Nizamettin Durmuş, İŞKUR İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, KOSGEB İl Müdürü Lütfullah Aktaş, Vergi Dairesi Başkanı Selahattin Atabek, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, TSE İl Müdürü İbrahim Seyhan, TKDK İl Koordinatörü Mustafa Kılıç, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mustafa Küçükler, Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Bünyamin Pehlivan, 2. OSB Müdürü Fırat Karakaya, ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu ile Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nden Emre Hancığaz ve Zafer Bayrak’a teşekkür etti.

Özakalın’ın TOBB’a sunduğu raporda yer verilen sorunlar ve çözüm önerileri şöyle;

İŞ DÜNYASI VE ÇALIŞMA HAYATIYLA İLGİLİ

ÜLKE GENELİ, BÖLGE VE ERZURUM ÖZELİNDE UYGULANAN

TEŞVİK VE DESTEKLERLE İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

 İŞKUR

(TÜRKİYE İŞ KURUMU)

 AKTİF İŞGÜCÜ HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN ÖNERİLERİMİZ;

  1. İstihdam sürelerinin kurs ve program süresi kadar olması...
  2. Geçmiş dönemde düzenlenmiş kurs ve programlar da dâhil olmak üzere; istihdam yükümlülüğü kapsamında ve istihdam sürecini aşmamak kaydıyla istihdamda geçen bütün sürelerin istihdam olarak sayılması, eksik gün nedeni olarak 9 şartının aranmaması.
  3. İşverenin kusuru dışında değerlendirilen; sigortalıların iş göremezlik raporu almaları nedeniyle eksik yatırılan sigorta primlerinin de istihdam süresine, kontenjan hesabına ve aylık kontrol hesabına dâhil edilmesi.
  4. Meslek kodları dikkate alınmayarak, benzer meslek gruplarının istihdamının İl Müdürlüğünün takdirine bırakılması.
  5. Kurs dışı olarak istihdam edilenlerin, kursiyerle aynı şartları taşıması şartının kaldırılması.
  6. Elektronik dosya sistemine geçilmesi.
  7. Kurs dışı istihdamlarda katılımcının kurum kaydı olmadan istihdam edilmesi halinde kurum kaydının sonradan da yapılarak istihdamın işlenebilmesinin sağlanması.
  8. İstihdam sürecinin, fiili kurs/program süresinin 4 katı kadar sürede tamamlanması şartı ciddi sorun teşkil etmektedir.
  9. Kurslardaki kontenjan hesabının da İEP te olduğu gibi sistem tarafından yapılması.
  10. Kurs dışı istihdam sayısının, kesinleşen kursiyer sayısının %25 ile sınırlandırılması şartının kaldırılması.
  11. İstihdam oranının %70’ in altına düşürülmesi.
  12. Her bir firma için, bir takvim yılı içerisinde en fazla 3 kurs veya program düzenleyebilme şartının getirilmesi.
  13. Program düzenlenmesi için gerekli olan belgelerin azaltılması. Dosyada hangi belgelerin yer alması gerektiğinin detaylandırılması.
  14. Kurs talepleri için İİMEK onayı şartının kaldırılması.
  15. Faaliyete yeni başlayan firmalar ile gençlere yönelik kurs ve program düzenlemek isteyen firmalar için kontenjan şartının esnetilmesi.
  16. Staj zorunluluğu bulunan ve kurs/programa devam eden açık öğretim ve yükseköğretim öğrencileri ile diğer nedenlerle adına GSS yatırılması gerekenlerin, kurs/program saatleri dışında olmak kaydıyla stajlarını tamamlamalarını engellememek adına, kursa başlama tarihinden itibaren kısa vadeli sigorta primi yatırılmaması şartının kaldırılması.
  17. Süresi içerisinde istihdamı gerçekleştirdiği halde, süresi içerisinde belgeleri Kuruma teslim etmeyen işyerlerinin istihdamının sayılmaması kuralının kaldırılması.
  18. Zorunlu hallerde veya sehven, Genelgede belirtilen sıralamaya uyulmaksızın gerçekleştirilen istihdamların, istihdam yükümlülüğü kapsamında değerlendirmeye alınmaması kuralının kaldırılması.
  19. İşbaşı eğitim programlarında, işverenin program düzenlenen meslekte en az bir sigortalısının olması şartının kaldırılması.
  20. Muhasebe, fırın, kuaför gibi mesleklerde işbaşı eğitim programı açabilmek için en az aynı meslekte çalışan olması şartı için işverenin yeterli görülmesi.
  21. Program sorumlusu olarak işverenin yeterli olması…
  22. Devam çizelgelerinin fiziksel olarak talep edilmemesi, sistem üzerinden girilen devam çizelgelerinin yeterli olması.
  23. Belirli mesleklerde (minimum) eğitim şartının aranmaması. Kişinin bazı mesleklerde eğitim şartı olmadan programa katılımın sağlanması.
  24. Yeniden program talebinde bulunmak için oluşturulan maddelerin şartların daha belirgin ve kolay hesaplanabilir düzeyde olmasının sağlanması.
  25. Yeni açılan firmalar için programın başladığı gün (aybaşı itibariyle ) 5 sigortalı çalışan olma şartını taşıyan firmalara program açılması, 180 gün prim şartının aranmaması.
  26. Sadece NEED ‘den katılımcı olan firmalara kontenjan ve en az 5 sigortalı çalışan sayısı olma şartının 2’ye düşürülmesi.
  27. İllerde hizmet veren Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri bakanlık adına taşrada İŞKUR, Çalışma, İş sağlığı ve Güvenliği, Uluslararası işgücü genel müdürlükleri adına hizmetleri yürütmektedir. Bu nedenle sahada işverenlere rehberlik ve danışmanlık yapacak bu alanlarda donanımlı uzman personelin taşra birimlerinde istihdam edilmesi ( Çalışma uzmanı, İSG Uzmanı Vb.)
  28. Tüm sektörler için yabancı çalışma izinlerinin müracaatlarının Çalışma ve İş Kurumu portal sistemi üzerinden yapılması, İşverenlerin başvuru, takip, sonuçlandırma ve muhatap bulması noktasında daha pratiklik sağlanarak işverenlerin işlemlerini daha kolay ve kısa sürede yapması sağlanacaktır.
  29. Özel sektör işverenlerinin işgücü sıkıntısı çekmemesi, insanların istihdama katılmalarının kolaylaştırılması, kamuda çalışma beklentisi ile çalışmaktan imtina eden işgücünün özel sektörde çalışma hayatına girişlerinin kolaylaştırılması için kamuda düzenlenen Toplum Yararına Programlarının şartlarının zorlaştırılması.
  30. İşverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman yetiştirilmesi için "Üniversite, sanayi" - "Okul - sektör" işbirliğinin özel sektörde yapılacak staj imkânları ile güçlü şekilde sağlanması ihtiyaç odaklı bireysel meslek ve belge edinme kurslarının önünün açılması,
  31. Devlet destekli kurulacak Kıdem tazminatı fonu ile işverenlerin tazminat yükünden korunması,
  32. Değişen ve dönüşen dijital ekonomi kapsamında standart dışı istihdam olarak addedilen Kısmi, uzaktan ve süreli Vb. çalışma imkânlarının tüm risk durumları da değerlendirilerek kanun nezdinde çerçevesinin oluşturularak önünün açılması,
  33. 4904 sayılı Türkiye iş Kurumu kanunu gereğince işgücü piyasasının izlenmesinin sağlanması adına 10 ve üzeri sigortalı çalışanı olan özel sektör işyerlerinin her ay düzenli olarak İŞKUR'a vermesi gereken işgücü çizelge bildirme yükümlülüğünün kaldırılarak SGK’ya verilen hizmet listesinden kurumlar arası sağlanacak entegrasyon ile bu verilerin alınması,
  34. 18- 29 yaş aralığında bulunan NETT olarak nitelendirilen kişilerin istihdama dâhil olamamasının başlıca nedenlerinden biri Kamu kurumunda istihdam olmak istemesi bu beklentinin asgari düzeye çekilmesi ve bu insanların işgücüne dâhil olması için kamuda personel ve çalışma verimliliği reformlarının yapılması,
  35. Her işgücü için kişinin özgeçmişini de içeren kişi özlük belgesinin işveren tarafından talep edilmesi durumunda İŞKUR tarafından hazır olarak sunulabilmesi, İŞKUR iş arayan portföyüne kişisel verilerin korunması kanunu da dikkate alınarak işverenlerin direkt erişim sağlama imkânının açılması,

 

ASGARİ ÜCRET

Asgari ücretin Bölgesel olarak belirlenmesi devlet destek kısmı belirlenirken hizmet yılı, medeni durumu ve çocuk sayısı vb. durumlar dikkate alınması.

ÜRETİM SÜRECİNE KATILIM DESTEĞİ ( ÜSKAP )

Henüz pilot çalışma aşmasında olan üretime yönelik bu desteğin şartları arasında olan OSB’de imalat yapan, ‘50 ve üzeri çalışanı olan firmalar’ şartı esnetilerek, ‘20 ve üzeri çalışanı olan imalat firmaları’ şeklinde düzenlenmeli.

SGK

(SOSYAL GÜVENLİK KURUMU)

 İLAVE 6 PUANLIK PRİM İNDİRİMİ

5510 Sayılı Kanunun 81. Maddesinin 2. Fıkrası ile yapılan düzenleme ile ilimizin de arasında bulunduğu 51 il ile Bozcaada ve Gökçeada ilçelerinde faaliyet gösteren ve primlerini zamanında ödeyen özel sektör işverenleri için öncelikle prime esas kazanç üst sınırına kadar olan kazançlar üzerinden hesaplanacak; malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinde 5 puanlık indirim, ardından prime esas kazanç alt sınırına kadar olan kazançlar üzerinden hesaplanan; malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinde 6 puanlık indirim sağlanmaktayken, söz konusu uygulama 2021 yılında sona erdi.

Aynı uygulamanın devam ettirilmesini talep ediyoruz.

 KAMU BORÇLARININ TAKSİTLERİLMESİNDE TEMİNAT İSTENMESİ

SGK ve Maliye borcu olan işverenlerimiz borçlarını taksitlendirmek istediklerinde, borç miktarı 50 bin TL üzerinde ise teminat isteniyor. Bu da işverene ilave masraf çıkarıyor.

Söz konusu düzenleme 2008 yılında çıkarılan 5766 sayılı Kanunun 6.maddesi ile düzenlenmiş olup, aradan geçen süre içerisindeki enflasyon ve günümüz ekonomik şartları dikkate alınarak bu rakamın en az 300 bin TL olarak güncellenmesi ve her yıl asgari ücrete verilen zam oranında yükseltilmesi gerekir.

 4857 SAYILI KANUN

4857 Sayılı Kanun’un 30.Maddesi gereği, 50 ve üzerinde çalışanı olan firmaların yüzde 3 oranında engelli personel çalıştırma mecburiyeti var. Bu oranın %2 ye düşürülmesi önem arz etmektedir.  Yeraltı ve sualtı işleri bundan muaf tutulmuştur. Ancak, çok tehlikeli sınıfında olmasına rağmen inşaat sektöründe herhangi bir muafiyet yoktur.

İnşaat sektörünün de bu kapsama alınması şarttır. Zaten engelli vatandaşlarda hem mevsimsel şartlar hem de işlerin zorluğu sebebiyle inşaat sektöründe çalışmak istememektedirler. Kanuni zorunluluk sebebiyle inşaat sektöründeki işveren de istihdam edebilecek engelli personel bulamadığı için cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Bunun yanı sıra yine 4857 Sayılı Kanun da işverenleri sıkıntıya sokacak derecede işçi lehine hükümler bulunmaktadır. Mahkemeler de bu hükümleri esas alarak işverenlere çeşitli yaptırımlar uygulamaktadır. İşveren ve işçiyi aynı oranda koruyan yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Yukarıda sözünü ettiğimiz bazı mevcut uygulamalar, istihdam alanları dar olan şehrimizde, firmaların istihdamını sınırlandırıyor.

Dile getirdiğimiz düzenlemelerin yapılması halinde ilimizdeki istihdamın da artacağına inanıyoruz.

 İSTİHDAM YAPISININ DEĞİŞMESİ

İlimizde hizmet sektörü yoğunluklu bir istihdam yapımız var. Sektörel istihdam yapımızın değişmesi ve sanayideki istihdamımızın artması için Organize Sanayi Bölgelerimizde yatırımların artması gerekiyor.

Bunun için de ilimizin 6.Teşvik Bölgesine alınmasının büyük önem taşıdığını bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Kayıt dışı istihdamda Erzurum Türkiye ortalamasının da altında seyretmektedir. İşverenlerimiz, işçi çalıştırma uygulamaları ile ilgili sehven yapmış olduğu bir hatadan dolayı kayıt dışı olarak değerlendirilmektedir.

Örneğin, ticari bir araçta şirketin sigortalısı olmayan birisi geçici olarak aracı kullandığında trafik kontrollerinde bu durumun tespiti halinde işverene kayıt dışı cezası verilmekte ve bu ceza nedeniyle işverenin 1 aylık teşviki iptal edilmekte ayrıca 1 yıllık asgari ücret desteği de borç olarak çıkarılmaktadır.

Bu bağlamda, teşvikte olduğu gibi asgari ücret desteğindeki borç tahakkuku da 1 yıl değil 1 ay olarak uygulanmalıdır.

Emanet araç kullanımı gibi durumlarda yapılan değerlendirmeler daha hassas ve objektif bir şekilde yapılmalıdır.

KOSGEB

(KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI)

KOSGEB DESTEKLERİNE YÖNELİK SORUN VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ;

  1. Kayseri, Ankara, Bursa ve İstanbul illerine yönelik İleri Girişimci Destek Programı kapsamında illere özel başlıklarla proje teklif çağrıları yayınlanmaktadır. İlimizin öncelikli ihtiyaçlarını kapsayacak konular dikkate alınarak hazırlanmasına katkı sağladığımız ve şu an protokol imza aşamasında olan “Teknolojik Girişimciler Teklif Çağrısı”nın bir an önce hayata geçirilmesini beklemekteyiz.
  2. Verilen desteklerde bölgeler arası kalkınma düzeyi gözetilerek önceden 1. ve 2. bölgelerde yer alan illerde destek oranları % 60 - % 80 olarak uygulanırken, ilimizin de yer aldığı 3.4.5.6. bölgelerde destek oranı % 70 - % 90 olarak uygulanıyordu. Şu anda var olan destek programlarında tüm bölgeler için aynı destek oranı uygulanmaktadır. Bulunduğumuz bölgeye özel artırımlı teşvik oranlarından yararlanmayı bekliyoruz.
  1. KOSGEB Girişimcilik Destekleri kapsamında verilen destekler oldukça yetersiz kalmaktadır. Günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak destek üst limitleri en az 1 Milyon TL olacak şekilde artırılmalıdır. Yine Girişimcilik Destekleri kapsamında imalatçı işletmeler dışındaki işletmelerimize ofis donanım malzemeleri ve işi ile ilgili teçhizatlar verilebiliyordu. Geleneksel Girişimci Destek Programı ile bu destekler kaldırıldı. Girişimcilik Destek Programı kapsamında imalatçı olmayan işletmelere işleri ile alakalı olan ofis donanımları, yazılım ve teçhizatları için önceden olduğu gibi hibe destekleri verilmesi talep edilmektedir.
  1. Çağrı esaslı olarak uygulanan KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı 2019 yılından 2022 Aralık ayına kadar sadece ‘’Dijitalleşme Temalı’’ olarak yayınlanıyordu. Çağrı konularının bölgemizdeki işletmelerimizin ihtiyaçlarından çok uzak olarak kurgulanması başvuru sayımızı oldukça azaltmıştı. Ancak 2022 yılının Aralık ayında yayınlanan çağrılara ‘’Verimlilik ve Kapasite Artışı’’ konusunun da eklenmesi ile başvuru sayılarında oldukça iyi artış olmuştur.  Bunun gibi çağrıların yine açılmasını beklemekteyiz. Ayrıca destek miktarlarının artırılmasını ve ilimizin bulunduğu kalkınmada öncelikli yörelerden sunulan projelerde ek puan benzeri pozitif ayrıcalıkların tanınması talep ediyoruz. Çağrı dönemlerinin her yıl ne zaman açılacağının belirli olmasını istiyoruz.
  1. KOSGEB’den en çok talep edilen desteklerden olan Nitelikli Eleman İstihdam Desteği 24.03.2023 tarihi itibariyle ‘’Sanayide Nitelikli Eleman Desteği’’ olarak güncellenerek devreye alındı. Destek üst limiti ve istihdam edilecek personelin öğrenim durumu ile ilgili şartlarda iyileştirme oldu. Ancak sektör kısıtı olarak Öncelikli Teknoloji Alanları Tablosunda yer alan Orta Yüksek ve Yüksek Teknolojiye sahip işletmelerin başvurabileceği hususu yine hedef kitleyi oldukça fazla daraltmıştır.
  1. KOBİ Finansman Destek Programı kapsamında Bölgesel ve Sektörel Öncelikli İşletmeler Kredisi için Kalkınma Ajansımız ile protokol yapılarak başvuru sürecinin ivedilikle başlamasını bekliyoruz.

KALKINMA AJANSLARI

Ajanslar aracılığıyla sağlanan desteklerin, kamu kurumlarının projelerinden ziyade, reel sektöre yönelik olarak verilmesi, ekonomik iyileşmeye daha büyük fayda sağlayacak ve çarkların daha hızlı dönmesini temin edecektir.

Bu kapsamda;

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından reel sektöre yönelik olarak verilmesi planlanan, yatırım başına azami 5 milyon lira limitli, 6 ay geri ödemesiz, 3 yıl vadeli kredinin, Bakanlık onay sürecinin bir an önce tamamlanarak uygulanması, son dönemde finansmana erişim sıkıntısı yaşayan firmalar için can suyu olacaktır.

Kalkınma ajanslarının desteklerinin, hibe yoluyla değil, faizsiz kredi şeklinde kullandırılmasının daha doğru olduğu kanaatindeyiz.

Kalkınma ajanslarının, mevcut girişimcilik desteklerini artırıp, mahiyetinin genişletilmesi ve farklı modeller uygulayarak yeni girişimlerin önünü açacak destekler vermesi gerektiğine inanıyoruz. Bu şekilde kendi girişimcilerimizi ve markalarımızı güçlendirebiliriz.

Bunlara ilaveten, Cazibe Merkezleri Destek Programı (CMDP) desteklerine ayrılan kaynağın ve ajanslara tahsisi edilen bütçe miktarının da en az yüzde 200 oranında artırılması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca 2023 Yılı onay bekleyen projelerin de bir an önce onaylanmasını bekliyoruz.

Dünya piyasalarına girebilecek potansiyeldeki girişimcilerimizi ortaya çıkarmak için Kalkınma Ajansları aracılığıyla bölgemizdeki illere özel programlar uygulanmalı, girişimcilerin cesaretini ve rekabet gücünü artıracak adımlar mutlaka atılmalıdır.

TKDK

(TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU)

Erzurum 900 bin civarında büyükbaş, 800 bin civarında da küçükbaş hayvan varlığı ile önemli bir hayvancılık merkezi konumundadır. İl nüfusunun yaklaşık % 52’si tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Toplam 72 bin tarım işletmesi ve 55 bin hayvancılık işletmesi bulunmaktadır. Arıcılıkta 142 bin koloni varlığı ile ülkemizde 14. sırada yer almaktadır.

İşletme başına düşen hayvan varlığı yaklaşık 17 BBHB (Büyük baş hayvan birimi)’dir. Bu değerler anaç büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı dikkate alındığında, işletmelerin çoğunluğu geçimlik-yarı geçimlik aile işletmesi niteliğinde olduğunu gösterir.

Şehrin tarımsal üretimi bakımından hayvancılık önemli bir yere sahiptir. Hayvansal üretimin en önemli girdisi ise yem maliyetlerinden oluşmaktadır. Erzurum yaklaşık 1.5 milyon hektar çayır ve mera alanına sahiptir. Bu değer ilin toplam arazi varlığının yaklaşık % 63’üne, ülke mera varlığımızın ise yaklaşık % 11’ine tekabül etmektedir.

Bu bakımdan Erzurum meraya dayalı hayvancılık modeli için ülkenin en önemli potansiyel bakımından en önemli şehirlerinden birisi konumundadır. Yukarıda yer alan bilgiler dikkate alındığında şehrin hayvancılık bakımından çok güçlü bir potansiyele sahip olduğu diğer taraftan işletmelerin ekonomik sürdürülebilirlik kriterlerinden uzak olduğu görülmektedir.

Bu bakımdan Erzurum hayvancılığı için havza bazlı bir değerlendirme yapılarak şehrimiz ve benzer potansiyele sahip şehirlerin Türkiye genelinde uygulanan destekleme politikalarının-hibe programlarının üzerinde destek mekanizmaları ile güçlendirilmesi gereklidir.

Hayvancılık başta olmak üzere kırsalda tarımsal üretimin azalması ülke milli gelirinin olumsuz etkilenmesinin yanında metropoller başta olmak üzere büyük şehirlere göç sorununu da ortaya çıkarmaktadır.

TKDK ile yatırımcılara sunulan Avrupa Birliği’ne Katılım Öncesi Mali Yardım Aracının Kırsal Kalkınma Bileşeni, kısa adıyla IPARD olarak ifade edilen desteklerin kırsal alan şartı olan yatırım ve alt tedbirlerinin gözden geçirilmesi, işletme sayılarının artırılması ve istihdama katkı sağlaması açısından faydalı olacaktır.

Bu bağlamda, yeni kurulacak OSB’lere lokomotif olması adına kırsal alan şartı İSTİSNA tutulmalıdır. Mahalli İdareler Kanunu’nda yapılan değişiklik neticesinde kırsal mahalleye dönüşen köylerin bir kısmı bu değişiklik nedeni ile kırsal alan statüsünden çıkarılmıştır. Bu durum TKDK tarafından kırsal alanlar için verilen hibelerden bu alanların istifade edememesi sonucunu doğurmuştur.

Bu yerleşim yerleri bitkisel ve hayvansal üretim yapılan alanlar olmasına rağmen nüfus kriteri bakımından 20 binin üzerinde olan yerleşim yerlerine (ilçelere) bağlı olmaları nedeni ile hibe programından istifade edememektedirler. Bu durumun giderilmesi yönünde atılan 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ek maddelerle yapılan düzenleme ile ilçe merkezleri kırsal alan vasfından çıkarılmamalıdır.

IPARD III programının ülke geneline yaygınlaştırma çalışmaları başlatılmıştır. Yeni düzenleme ile bu kaynaktan şimdiye kadar destek alamamış illerimizin de destek alabilecek olması doğru bir yaklaşımdır.

Ancak burada özellikle, İstanbul, İzmir, Kocaeli vb. gibi ‘metropol’ denilebilecek şehirlerin, gelişmiş büyükşehir imkanlarını kullanması sonucu mevcut havuzdan daha fazla pay almalarına meydan verilmemelidir. Bunun önüne geçilmesi adına bölgelere göre bütçe sınırlaması veya bölgesel bütçe tahsisi gibi bir uygulama fayda sağlayabilir.

TKDK yapısı gereği proje çağrı ilan dönemlerinde alınan teklifler ve teklif döneminde hesaplanan proje maliyetlerine göre projelere destek sağlamaktadır. Bu durum temin süreçleri sonrasında ödeme dönemlerinde gerek enflasyon gerekse kur farklarından dolayı ek ve büyük maliyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Her ne kadar pandemi döneminde geçici olarak fiyat iyileştirmeleri uygulanmış olsa da bunun kalıcı hale getirilmesi önem arz etmektedir. Diğer yandan özellikle doğuda ve yüksek rakımda yer alan ağır iklim şartlarının hüküm sürdüğü illerde inşaat sezonu kısalmakta ve yapım işi süreçleri uzamaktadır. Bu ve benzer iller hep birkaç adım geriden gelmek zorunda kalmaktadır.

Bu durumun telafisi ve yatırımcılar arasında rekabet ortamının sağlanması adına mevsimsel olarak dezavantajlı illerde destek oranlarının birkaç puan artırımlı olarak uygulanması ve çağrı ilanlarının bu illerin kış sezonu dikkate alınarak planlanması gerekir.

TKDK’da çağrı ilan tarihleri bir takvime bağlı olmadığı gibi hibe verilecek sektörler de bir ajandaya bağlanmış değildir. Bu da potansiyel yatırımcıların yatırım kararlarını önceden planlamasını engellemektedir. Dolayısıyla hibe verilecek sektörlerin ve ilanların en azından birer yıllık süreçlerle bir plana bağlanması potansiyel yatırımcıların hem gerekli belgeleri önceden hazırlaması hem de yatırımını planlaması açısından önem arz etmektedir.

TSE

(TÜRK STANDARTLARI ENSTİTÜSÜ)

Ülke olarak üretime dayalı bir büyüme modeli uygulanmakta. Bu büyümenin ana unsuru ise ihracattır. İhracat yapan kuruluşların karşılaştıkları diğer önemli problemlerden birisi de test/analiz/sertifika işlemleridir.

Bu testler ve analizler çoğunluklu yurt dışında yaptırıldığı için büyük maliyet ve zaman kaybına sebep oluyor. Bu nedenle, İhracatta lokomotif sektör konumundaki işletmelerimizin ihtiyacı olan test/analiz/sertifikalar noktasında eksikliklerimizi tespit ederek, bu faaliyetleri öncelikli olarak ele almak ve ülkemizde uluslararası akreditasyon belgesine sahip test ve analiz merkezlerinin sayısının artırılması gerekmektedir.

Bu bağlamda KOSGEB ilk müracaat aşamasında şu an için TSE’den belge alacaklara yüzde 80 oranında destek vermekte. Ancak işletmelerimiz yıllık marka kullanım ve gözetim incelemelerinde alınan ücretlerle ilgili sıkıntı yaşıyorlar. Bu da belge iptallerine sebebiyet veriyor.

KOSGEB destekleri kapsamında ilk belge alımında verilen desteklerin belge yenileme işlemlerinde de verilmesi önemlidir. KOSGEB destekleri kapsamına Marka Kullanım ve Gözetim Ücretlerinin ilave edilmesi hususunda Bakanlık ile görüşmeler yapılması gerektiği kanaatindeyiz.

MİLLİ EĞİTİM (MESEM)

MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ (ÇIRAKLIK) VE MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSELERİ

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ;

Ülkemizde her geçen gün ara eleman ihtiyacı artmakta olup, bu ihtiyacın karşılanmasında Mesleki Eğitim Merkezleri ve Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nin mevcut durumda arzu ettiğimiz seviyede olmadığı kanaatindeyiz. Bu hususta söz konusu eğitim kurumlarındaki sorunlar ve çözüm önerileri aşağıda sıralanmıştır.

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMLE İLGİLİ SORUNLAR:

SORUN;

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında yerel işletmelerin MESEM programlarından yeterince faydalanamaması…

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

Bölgemizde imalat ve sanayileşmeyi teşvik etmek amacıyla, MESEM kapsamında KOBİ statüsünde olan imalatçı işletmelerin ve yerel zincir marketlerin Pazarlama ve Perakende Alanında devlet desteğinden faydalanması için gerekli çalışmaların ve kanuni düzenlemelerin yapılması.

SORUN;

Erzurum özelinde tekstil sektörünün ivme kazandığı bir gerçektir. Emek yoğun sektörlerde (Tekstil)22 yaşından sonra MESEM mevzuatının uygulanmayacağı yönünde bir durum söz konusu olup, şehrimize yeni yatırımları çeken tekstil sektöründeki istihdam açısından bu durum dezavantaj oluşturabilir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

İstihdamı teşvik etmek ve teknik ara eleman yetiştirmek amacıyla kurulan Mesleki Eğitim Merkezi Programından işletmelere verilen devlet desteğinin tekstil sektöründe 22 yaşını bitirmiş olanlarda verilmesi için düzenleme yapılması gerekmektedir.

SORUN;

Mesleki ve Teknik eğitim veren kurumlarımızdan zamana, teknolojinin değişim ve gelişimine bağlı olarak mevcut atölye ve laboratuvar koşullarının yetersiz kalması…

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

Mevcut koşulların iyileştirilmesine yönelik AB Hibe Programları, kalkınma ajansları ve finans kuruluşlarının desteklerinde konuyla ilgili başlıklar açılması, STK’ların, kamu/özel kuruluşların desteğinin alınmasının kolaylaştırılması (İşletmelerin atölye ve laboratuvar kurulumu için destekleri karşılığında vergi muafiyeti sağlanması gibi…)

SORUN;

Mevcut koşullar içerisinde atamalardaki yetersizliklerden dolayı teknik öğretmen ve usta öğretici açığı bulunmaktadır. Ayrıca yerelde günümüz koşullarına binaen mevcut bölümler ihtiyacı karşılamamaktadır.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

İlgili tarafların Mesleki ve Teknik liselerdeki bölüm ihtiyacını tespit ederek, usta öğretici ve teknik öğretmen açığının netleştirilmesi ve Bakanlığa rapor şeklinde sunulması… (İl İstihdam Kurulları)

SORUN;

Staj koşulları ihtiyaca cevap verememektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

İstihdam garantili staj imkânlarının sunulması, mesleki ve teknik lise öğrencilerine teşvik amaçlı burs imkânlarının sağlanması, işletmelerde teori ve pratiğin kazanılmasına yönelik staj imkânlarının genişletilmesi, işletmelere de bu kapsamda istisna ve muafiyet avantajının getirilmesi…

SORUN;

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden mezun olan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına sınavsız yerleştirmenin olmaması bu okullara ilgiyi azaltmaktadır.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ;

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden mezun olan öğrencilerin mezun olduğu alanlarda yükseköğretim kurumlarına sınavsız yerleştirme imkânının getirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması…

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) olarak özellikle şehrimizdeki mesleki ara eleman ihtiyacının farkında olduğumuzdan dolayı; Erzurum-Aziziye Karayolu üzerindeki ETSO Vakfı arazisi içerisinde Mesleki Teknik Eğitim Lisesi açılması için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 

VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE VERGİ İNDİRİMİ UYGULAMASI 

YASAL DÜZENLEME

GELİR VERGİSİ KANUNU

Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi(])

Mükerrer Madde 121

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir...

Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;

  1. (Değişik:S/12/2019-7194/18 md.) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması... ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer'i alacaklar dahil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şarttır.

ÖNERİ;

Mükerrer 121 inci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan tahakkuk eden vergilere ilişkin ödeme şartına; "İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin (indirimin hesaplanacağı beyanname üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde) ödenmiş olması..." şeklinde eklenecek parantez içi hüküm ile bu maddenin uygulamasında yaşanan mağduriyetlerin ve ihtilafların önüne geçileceği düşünülmektedir.

AÇIKLAMA;

Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasında, mükerrer 121 inci madde de vergi indirimi için belirlenen tüm şartları sağladığı halde, indirimin hesaplanacağı beyanname üzerine tahakkuk eden vergileri vadesinde ödeyip yasada öngörüldüğü şekilde bu beyannamenin verildiği tarih itibarıyla ödemeyen mükellefler indirim hakkını kaybetmektedirler. Bu durumda, Vergiye uyumlu mükelleflerin mağduriyetine yol açtığı gibi gereksiz ihtilaflara da neden olmaktadır.

SINIR TİCARET MERKEZLERİ

MÜCAVİR İL UYGULAMASI

1989 yılında Erzurum ilinde mücavir il (komşu il) statüsünden yararlandırılmak suretiyle Ağrı Gürbulak sınır kapısından İran’la, Artvin-Sarp sınır kapısından da Bağımsız Devletler Topluluğu ile sınır ticareti yapılmasına izin verilmiştir.

28.04.2000‟de çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile de 'mücavir il' kavramı kaldırılırken, artık sadece, Artvin'den Hatay'a kadar olan sınır illerinde sınır ticareti yapılabilmesi karara bağlanmıştır.

2003 yılına gelindiğinde, 5408 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yeni bir düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile mevcut sınır ticaretine bir alternatif olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde komşu ülkelere sınırı bulunan 13 ilde sınır ticaret merkezleri kurulması kararlaştırılmıştır.

Bu sayede, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki ekonomik ve ticari faaliyetlere ivme kazandırılması, kaçakçılığın azaltılması dolayısı ile kayıt dışı ticaretin asgariye indirilmesi, bölgedeki esnaf ve tacirlerin sınırda tesis edilecek ticaret merkezleri vasıtasıyla komşu ülkelerle yapacağı ticaret sayesinde, hem ihracatın arttırılması, hem de sağlanacak vergi kolaylıkları ile8 il ihtiyaçları dahilinde ithalat yapılmasına imkan sağlanması amaçlanmıştır.

Bu sınır illerine komşu Erzurum, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Diyarbakır ve Adıyaman illeri de “mücavir il” olarak belirlenmiştir. Mücavir iller sınır ticaret merkezi kurulacak iller arasında yer almamakla birlikte, bu Karar çerçevesinde sınır ticaret merkezlerinden ticaret yapabilecek iller arasında yer almaktadır. Böylece 2000 yılında kaldırılan “mücavir il” statüsü, sınır ticaret merkezlerinde geçerli olmak üzere yeniden tanınmıştır.

16.06.2009 tarihinde yürürlüğe giren “Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin 01.12.2008 tarihli ve 2008/14451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı” ve “Sınır Ticaretinin Uygulanmasına İlişkin 2009/7 sayılı Tebliğ”dir. Düzenleme ile 2003 yılındaki kararla sınır ticaret merkezlerinde geçerli olmak üzere “mücavir il” statüsünden yararlanma hakkı tanınan iller, yeni düzenlemede kapsam dışı tutulmuştur.

ŞU ANKİ SINIR TİCARET MEVZUATI UYGULAMASININ KAPSAMI

Sınır Ticareti Nedir?

3/12/2021 tarih ve 31678 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2/12/2021 tarihli ve 2021/4874 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki “Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Karar” kapsamında yer alan illerin ihtiyaçlarının bir kısmının, sınır komşusu ülkelerden ithalat yoluyla daha düşük maliyetle karşılanması ve bu illerimizden ihracatın artırılması suretiyle söz konusu illere ekonomik canlılık kazandırılması amacıyla yapılan ticari işlemlerdir.

Sınır Ticareti İle İlgili Başvurulabilecek Mevzuatlar Nelerdir?

Sınır Ticareti ile ilgili mevzuatın kapsamını: "1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (Md. 444, Md. 447) “4458 Sayılı Gümrük Kanunu (Md. 16, Md. 172)”, "2/12/2021 tarihli ve 2021/4874 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki “Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Karar”, 13.12.2016 tarihli ve 29917 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/11 sayılı “Sınır Ticaretinin Uygulanmasına İlişkin Tebliğ" ve “Sınır Ticaret Merkezlerinin Fiziki Olarak Düzenlenmesi, Eşya ve Stok Kontrollerinin Yapılması ile Bu Merkezlere Giriş ve Çıkışlara İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” oluşturmaktadır.

Hangi İllerden Sınır Ticareti Yapılabilmektedir? 

Sınır Ticareti yapılabilecek iller, 2021/4874 sayılı Kararın 13 üncü maddesi ile belirlenmiştir. İlgili Karar kapsamında; Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Ağrı, Van, Hakkari, Şırnak, Mardin, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep ve Hatay illerimizde sınır ticareti yapılabilmesi mümkündür. Bu iller, Bakanlar Kurulu Kararı’nda karşılarında gösterilen ülkelerle sınır ticareti yapabilirler.

Sınır Ticaret Merkezi (STM) Nedir?

2021/4874 sayılı Karar kapsamında sınır komşusu ülke ile müşterek sınır hattı üzerinde kurulan ve sınır ticareti yapılabilen mağazaların bulunduğu yerlerdir.

Gümrük hattı üzerinde, aşağıdaki tabloda gösterilen yerlerde kurulacak Sınır Ticaret Merkezlerinden karşılarında belirtilen ülkeyle sınır ticareti yapılabilir.

İli Sınır Ticaret Merkezleri Ülke
Ağrı Sarısu İran
Hakkâri Esendere İran
Van Kapıköy İran
Iğdır Dilucu Nahçıvan

Ülkelerin konumuna ve gelişmişlik düzeylerine göre farklılık göstermekle birlikte genel olarak sınır ticaretinin amaçları;

  • İki komşu ülkenin sınır bölgelerinde yaşayan halkın müteşebbis ruhunun oluşumuna katkıda bulunmak,
  • Bölge ekonomisini canlandırmak ve bölge insanının refah düzeyini yükseltmek,
  • Sınır illerinde yaşayan insanların ihtiyaçlarını daha hızlı bir şekilde karşılamak,
  • Ülkenin iç bölgelerine oranla nakliyat ve fiyat farkları gibi nedenlerle bölge insanının daha ucuza mal temin etmesini sağlamak,
  • Dış ticarette karşılaşılan bazı sıkıntıların azaltılması suretiyle ticaret hacmine olumlu yönde katkıda bulunmak,
  • Birtakım avantajlar sağlayarak yasa dışı yolardan yapılan ticaretin önüne geçmek,
  • İstihdamı artırmak,
  • şeklinde sıralanabilir.
  • Sınır ticareti kapsamındaki işlemler, standart dış ticaret işlemlerinden farklı olarak:
  • Genel dış ticaret uygulamalarına göre daha az formalite gerektirir.
  • İthalatta gümrük vergisi muafiyeti sağlar.
  • Sınır Ticareti Belgesi sahibi esnaf ve tacirler tarafından yapılabilir.
  • İthalat Uygunluk Belgesi ile ithalat yapılır.
  • Komşu ülkelerden ithal edilen eşya sınır illerindeki halkın kullanımı için piyasaya arz edilir.
  • Türkiye menşeli ya da Türkiye’de üretilen ürünler de komşu ülkelere ihraç edilir.
  • Böylece, hem sınır illerindeki ticari faaliyetin (iç ticaretin) arttırılması hem de komşu ülkeye yönelik ticaretin (dış ticaretin) canlandırılması suretiyle bölgede ek istihdam sağlanması ve gelirin tabana yayılması amaçlanır.

FİNANSA ERİŞİM

Son dönemlerde genel olarak kamu desteklerinin azalması veya tamamen kesilmesi ile yatırımcıların ucuz kredi, hibe ve teşvik gibi desteklerden yoksun kalması ile finansa erişmesinde ciddi problemler yaşanmaktadır.

Yatırımcı ve yatırımı destekleyici kuruluşlarımızın destek programlarını devreye alması ve yeni teşviklerin açıklaması büyük önem arz etmektedir.

Özellikle, 2023 Eylül ayında açıklanan 2024-2026 Orta Vadeli Program (OVP) gereği uygulanacak sıkı para politikası sebebiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının sağlayacağı teşvik ve desteklerin finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde KOBİ’lerimiz için hayati önem taşıyacaktır. Bu durumun göz önüne alınması büyük önem arz etmektedir.

6.BÖLGE TEŞVİKLERİ

Bölgesel Teşvik Sistemi’nde 4 ve 5. Bölgede yer alan ve Cazibe Merkezleri Programı’na (CMP) dahil olan illerdeki OSB’lere yapılacak yatırımların 6. Bölge teşviklerinden yararlanması sağlayan uygulama, 21 Ağustos 2020 tarihinde 31220 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararla sonlandırılmıştı. Daha sonra 1 yıl daha uzatıldı ve 2021 sonunda yürürlükten kaldırıldı.

Yapılan bu mevzuat değişikliği, başta Erzurum olmak üzere 4. ve 5. Teşvik Bölgesi illerindeki OSB’lerde yer alan yatırımların sekteye uğrayacağı endişesine yol açtı. Uygulamanın sonlandırılmasının, şehrimizdeki yatırımları da ciddi anlamda etkileyeceğinden ve bölgenin cazibesini ortadan kaldıracağından büyük endişe duyuyoruz.

Bu düzenleme özellikle, şehrimizin ekonomik anlamda gelişmesi, üretiminin ve istihdamının artması için yaklaşık 10 yıldan bu yana faaliyete geçirmek için ETSO olarak bizim de büyük çaba gösterdiğimiz 2. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki mevcut yatırımcıları ve bölgeye yatırım yapmak isteyen müteşebbisleri de başka arayışlara sevk edecektir. Bundan da en büyük zararı şehrimiz ve bölgemiz görecektir. Bu sebeple; için 5+1 uygulamasının yerine en kısa zamanda kalıcı olarak 6. Teşvik Bölgesi kapsamına alınmamızı talep ediyoruz

  1. OSB NİN GENİŞLETİLMESİ

Erzurum Merkez II. Organize Sanayi Bölgemizde tahsise hazır 72 parsel yer almaktadır. Bu Sanayi parsellerinin 55’sinin arsa tahsisi yapılmıştır. Altyapı hizmetleri tamamlanmakta olan bölgemizde 72 fabrikanın yapımı için çalışmalar başlamıştır.

İhracatçı ulusal firmalara ve birçok yerel firmaya arsa tahsisi yapılmıştır. Bölgemize şu anda 250’ye yakın yatırım talebi bulunmaktadır. Oluşan yoğun talebin karşılanması için Bölgemizin genişletilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda askeri alana tahsisli 1.5 milyon m2’lik alanın bölgemize tahsis edilmesi ve bölgemizin 6. Bölge teşviklerinden bölgesel teşvik kanunu kapsamında direkt faydalanması önem arz etmektedir.

Halihazırda Bölgemize tahsis edilen 3. Etap (1.5 milyon m2) alanı T.C. Milli Savunma Bakanlığı’mıza Milli Emlak Genel Müdürlüğü tahsisli bir alandı. Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanımız Sayın Metin Gürak’ın da katıldığı görüşmeler neticesinde yaklaşık 800 dönümlük bir arazinin T.C. Milli Savunma Bakanlığı’mıza tahsis edilmesi karşılığında, yaklaşık 3.1 milyon m2 alanın 1.5 milyon m2’lik kısmının Bölgemize tahsisi gerçekleşmişti. Şu anda T.C. Milli Savunma Bakanlığı’mıza tahsisli 1.6 milyon m2’lik alanın yaklaşık 1.4 milyon m2’lik kısmı doğal arazi halindedir ve kullanılmamaktadır. 1.6 milyon m2’lik alanın yine aynı usul ve yöntemle eşdeğer arazi ile mübadele edilmesini arz ediyoruz